boran's profilebora adlı kullanıcının a...PhotosBlogListsMore ![]() | Help |
bora adlı kullanıcının alanı |
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
February 16 mektup
seni sevdim be
ilk aşk
İLK AŞK
Ne yaparsaniz yapin, ilk askinizi unutmaniz mümkün degildir. Yillar sonra dönüp, "ben ona nasilasik olmustum acaba" diye pismanlikla karisik garip bir duygu da yasayabilirsiniz, olsun. O, size ilk aski tattirmis, en önemli yasam tecrübelerinizden birini yasatmistir. Aranizda geçenler aci bile olsa, dönüp minnetle anacaginiz biri hep var olacak. Daha ne olsun? ![]()
Özlüyorum seni, Yalansız bir özlem bu Dolansız, saf bir özlem. Yeni doğan bir çoçuğun Minicik elleri gibi Yumuşak ve mazlum bir özlem bu... Gökyüzü kadar büyük Senin kadar yüce bir özlem bu... Hasretten ağlayanan sevdalıların Yıllarca kavuşamayanların İki gün bile dayanılamayan bir özlem bu... Ne yapacağini bilmeyen Telefonlar bekleyen Ağlayan, isyan eden Kendisini harap eden bir özlem bu... Yolda yürürken Otobüslere dört gözle bakan Belki, onu görürüm diye Kıpır kıpır yerinde duramayan Salak salak, bos bos gezinen Seni arayan bir özlem bu. Bulutlara baktığında bile Sanki seni göreceğini sanan Orda olmadiğını bilen Ama yinede şansını deneyen bir deli özlem bu... Yani güzelim, Bir kalpsizi bile, Ağlatabilecek, bir deli özlem bu...
Sevda sancısı iken buğulu gözlerin, Git diyorsun. Bana doğduğun günden bir çare iken sana nefesim Gitmem! Biliyorum yalan sözlerin. Eğer bir gün değerse gözlerin gönlüne yaban ellerin, Ben gitmişim ne fayda Dökülür gözlerinden kalp ağrısı özlemi Sevmiyorum! desen ne fayda Yeminli olsa da yüreğin hatıralar var yazgımızda yüzünde eski bir günahın izleri… olmayacaksan nefesim… gitme! giyme beyaz gelinliği asi hüzünler sarar gecemi geçmem…geçemem dönülmez tövbelere gömdüm seni gölgen düşer sarp akşamlarıma… bir kadın ağlıyor içimde… bendeki bana…çok uzaklarda… kapında günlerim her gece… tutunamam… sendeki sana… sevdam İstanbul…kırık hayaller şehri… uzaklara prangasın… masum çocuk hüzünleri sarar yoksan beni yakacağım yoksun sen geçtiğin her yeri… duvarlara gömdüm yalnızlığımı hüzün akşamlarında…yeminliyim döndüğümde!...yeminliyim sana!...biliyorum sen de döneceksin!... ama bulur musun bir ben daha?...yeminliyim!...güneşe çıktığımda ağlatan aşkına…yeminliyim!bir mahzun vedaya! yenildim sen çıkmazın vefasız bir aşka… şimdi günahlarda adaklarım… söz geçer mi göz pınarlarıma… bir damla kalır aşkıma inat… gözümün sen kenarında..... uyandık rüyamızın en güzel yerinde… şimdi gözlerim yağmur sonrası… birkaç buğulu hatıran bana kalan… avuçlarımda iki yüzük acı yazıma yemin olan acı yazgıma sebep sevdan Dun gece bizim deniz fenerinin altında oturdum. Gökyüzü, deniz birde ben, seni aradık. Sen olmadan ne yıldızlar, ne dalgaları sesi, nede ben. Hiçbir şeyin anlamı yok. Yanıma gel, yıldızlar parlasın., dalgalar dans etsin. Yanıma gel ki nefes alayım. Gel beni bu korkunç suçluluk duygusundan kurtar. Bu korkunç yalnızlıktan. Yıldızlar, deniz ve ben, her aksam seni bekliyoruz. Sensiz yasayamam. gitme ruhum… sen yokken hicran düşer bu şehre gitme sevgim sen yokken tutsak düşerim bir isyan gecesine ölürüm sen yokken senden emanet yaralı düşler koynuma zindan gecelerde senden emanetki sensizlik senden öte şimdi yoksunya ben hiç sensiz kalmadım ki senden sonra gidersen ne kalır geriye benden… suçluyum…affetsen de geçmedim… geçemedim kırık sevgilerden… kal gönlümde… ne olur gitme… koyma beni yalan gözlere… saklasan da acını… aşka ziyan sahte tebessümlere… diner mi ızdırabın…biter mi gözyaşın… sen yalansan yabancı gözlerde gitmegidersen ölürüz gülmek haram ikimize de gönlümde akşamları karşılıyorum bugün…sevdiğim! gözyaşına yeminlim!... sen ağlıyorsun ya, sen sahte sevdalara intizarsın ya… kalamam sende, bırak gideyim… sen mutlu ol!... bekleyenim bir kara haberse, durma önümde!... bırak!...kurşunlara geleyim! aşkın bedel nakdi-i ömrüme… dayanamam… giderim buralardan yoksan bende… seni sensiz yaşamak çareyse… bırakma… tek tesellim ölümdür… senden öte… Ben böyle değildim Söyle kader,nasıl bakarım ona? Acılar çıkar her kaçtığımda Bir sevda sancısında Affet Kayıp şehrimde mahcubum aşkıma Gidemem,affet ölümüne yazgın adını yazdım ya derinlerime… unutmak ölüm… an gelir ağlarım ikimizin yerine bedenin toprağım olsun bırakıp gidersen azap düşlere Sevgilim aşkım haram beni andığın her gece silik bir hayal kalır cemreler düşer üzerime ahlarımı yazıyorum olmadığın her yere alacağım senden değil seni arıyorum bir başka! Sensizlik hükümse ömrüme... Soğuk bir güz mevsimi ört üzerimi... Giyemediğim beyaz kefen olsun sevgime... Güz çiçekleri doğarsa... Bilirim... Gözyaşın yağmur olmuş üzerime... Verilmemiş bir cana bedelse yaşlı kader... Ben yemin ettim her gün ölmeye... gam akar gözlerinden... sonu yoksa sevdanın çok görme... yüzümdeki... çocukluğumdan kalma tebessümler... neye yarar... sen ellere vermişken sevdanı... bedel olsun yaşatmadığın aşka... bir damla gözyaşı... February 10 gül bahçesi Delikanli yillar sonra dogdugu kasabaya döner.Sabah uyandiginda aklina yillar önce evlenmek istedigi,kasabanin güzel kizi gelir.Kizin güzelligi cevre kasaba ve sehirlerde bile dillerdedir ve kimler istediyse kiz bir türlü olumlu yanit vermemistir.Otelden cikar ve gördügü yasli adama kizi sorar.Yasli adam az ilerde güzel bahce icinde bir ev gösterir, kizin orada oturdugunu söyler.Delikanli merak eder,kizin nasil biriyle evlendigini.Bir kösede beklemeye baslar,bir müddet sonra yaslica kel pek te hos görünmeyen bir adami yolcu eder kiz kapidan...Üstelik zengin bir adam da degildir.... Adam gittikten sonra delikanli calar kapiyi,kendini tanitir.Sorar niye bu adamla evlendigini kiza... Kiz söylerim der ama bir kosulla.... Evin arkasinda büyük bir gül bahcesine götürür delikanliyi ve der ki: Bu bahcenin en güzel gülünü bana getirirsen söyleyecegim sana niye bu adamla evlendigimi...Ama asla geri yürümek yok bahcede,arkana bakmak yok en güzel gülü istiyorum sadece... Memnuniyetle der delikanli ve girer bahceye.... Cok güzel sari bir gül durmaktadir karsisinda tam elini güle uzatmisken pembe bir gonca görür az ötede,ilerler... Ona uzanirken kadife kirmizi bir gül ilisir gözüne ilerde... Derken.....Birde bakar bahcenin sonuna gelmis... Kiza verdigi söz gelir aklina..Geri dönmek yok... Ne yapsin..Mecburen buldugu alelade,hatta solmaya yüz tutmus bir gülü mahcup bir sekilde götürür kiza.... Kiz gülümser gülü görünce.. ''Bilmem aldin mi cevabini''der delikanliya..... Hayat bu bahcede yürümeye benzer.... !!!!
Seni Seviyorum NEDEN Mİ? ... Şafağın her söküşünde Saçlarından hayata asılmamın tek nedeni sen varsın Unutma! ...sana tutku halinde bağlanmam için Milyonlarca sebebim var.... Şu çirkef dünyada tek parıltı sensin Ünlü bir heykeltıraşın spatulasından çıkmış gibi Fakat...sönük bir parıltı değil.. Güneşin tüm ışıklarını silik bırakan bir parıltı Şu kuru ayazda içimi yakan bir volkan gibisin Cayır cayır esiyorsun Yüreğime işleyerek.. Sonrada çekip gidiyorsun Ne zaman yaktığını ne zaman geldiğini fark etmeden... Seni Seviyorum NEDEN Mİ? ... Saçlarını gözlerini....seni düşünmekten başka bir şey gelmiyor içimden.. İnan öyle tabi bir duygu ki... Yüreğimin kuyularında Sanki dünyaya gözümü açtığımdan buyana var.. Biliyorum bu duygu ortaya çıkmak için seni bekliyordu... Olmadığın bir anı çektiğim nefesi önemseyemiyorum... Sensiz...bu yalan çorak alemde olmaktansa BİTİŞİMİN...soğukluğuna Asılmayı ASLA! ...saçlarından hayata asılmamaktansa Şu iğrenç çirkef dünyaya sırtımı dönmeyi Akıl bilirim... Seni Seviyorum NEDEN Mİ? ... Kulağımda ne zaman bir aşk şarkısı işitsem Melodilerde sen akıyorsun Ne zaman nostalji bir aşk şiiri okusam Damlayan mısraları hep ama hep.. Saçlarını gözlerini getiriyor bana.. Bilmelisin...her an yanımdasın Seni hissetmem görmem için bir an düşünmem yeterli.. Zannedersem ilk defa bir kızın kokusu yüreğimde fırtınalar estiriyor.. Kendi kendime ferhatın aslıya aşkındaki gibi O damı..bu tatlı ten kokusuyla avare olmuştu diyorum... Seni Seviyorum NEDEN Mİ? ... Gözlerinde ki milyonlarca parıltı Karanlığın zulm yanını darmadağın edip geçiyor Seni süzerken, kendimi güneşi yukarılardan seyrediyor gibi hissediyorum... Ruhum sana ait Hiçe sayıp kaldırıp bir kenara atabilirsin Yüreğinin içine de alabilirsin ALLAHIM! ... Bebişimin yüreğinin en derin kuyusunda olmak istiyorum... Seni Seviyorum NEDEN Mİ? .... Belli sen busun Fakat sen beni Ben olduğum...öyle yada böyle olduğum için seviyor musun... Söyle bunu kim bilir Saçlarını okşamayı Saçlarımı okşamanı Boynuma atılışlarını..buselerini Tenini koklamayı Sarılıp sarılıp kopmalarını Seni seviyorum Bir yıldız gibi gözlerimin önünden kayıp giderken Sahte dünyada cennette gibiyim Sadece bir vakit elimde tutuyorum o cenneti Bilmem bir müddet sonra ne olacak Kim bilir rezil edip kopup uçup gitmiş olacak Seni SEVİYORUM NEDEN Mİ? ... Bir çok kız için ısmarlama şiirler yazmıştım Bu bana hep ters gelmişti.. Fakat şu an Senin için binlerce dize yazsam az geliyor... İçimde hep bir ülkü var Bilmem...kim bilir bu şiiri yanından hiç ayırmazsın Yada beraberinde kan kırmızısı bir gül goncasını.. ALLAH tüm güzellikleri yaratırken Eminim seni en nadidesi olarak yaratmış Kır çiçeklerinden güzel Gülden narin Menekşeden şeker Kardelenden daha güzel kokulu Seni Seviyorum NEDEN Mİ? .. Eşsiz haline huriler gıpta ediyor Sahte alemde ise Beşeriler arasında.. Zannedersem...bir ben...yada bir iki şanslı.. Bu güzelliği algılayabiliyor.. Ömür bitene kadar Mahvolana kadar Yanında kollarında saçlarında asılı kalsam Bunu hissediyorum bu bir işkence olur En çok yüreğinde senle olamadığım için Seni Seviyorum Neden mi? ... Hayal ma yal olsa dahi Düşüncelerimde aklımda seviliyorum fikri bile Senin gibi eşsiz bir varlık tarafından beğenilmek sevilmek Bu budalayı ömrü boyunca mutlu edebilecek kadar, Muhteşem, eşsiz, güzel ve bir o kadarda ASİL... Tatlım bebişim seni anlatmaya bak mısralar bile yetmiyor.. Düşünüyorum şu yalnızlığımı gün ışığına atmadığım odamda Acaba kaç insan seni sana dünyaya anlatmak için Milyonlarca dizeler yazdı.... Seni Seviyorum NEDEN Mİ? ... Bir tebessüm ay ışığında, tek aydınlığım Bana her şeyi ama her şeyi bir kenara attırıyor Gülüşünde, gözlerinde, takılıp kalıyorum Sadece izleyip tadını çıkartma duygusu alevlendiriyor.. Ah! ..bebeğim..seni seviyorum Bak her şey yetersiz Bu kadar nedenin ardına bile Seni ne çok sevdiğimi Ne çok saçlarında asılı kalmayı Kollarında uyumayı Sana dokunmayı... Gözlerinde tutuklu kalmayı anlatamadım.... January 25 !!!!!!!!!
Gökyüzünü yine sen ve kardeşlerin kaplamıştınız pırıl pırıl ışıldayarak SEN YÜREĞİMDESİN
sevmek; bakmak değil görmekse eğer, December 06 aşk yağmuru![]() ![]()
kendine iyibak sevgilim
!!!!![]() Gelme gittiğin yerde geri Beni bulamazsın, tutmuştur benim elimden ölüm Gelme sakın geri gelme bulamazsın beni Bulut olup gökyüzünde Doğ mezarımın üzerine doğ ki; Yağ kara toprağıma yağ ki; Sevdamın tohumları yetişsin, akıttığın gözyaşınla December 02 Oysa sen yoksun Satırlarıma ‘sen’ değil, Olmazsa olmazım ‘sen’… Bir hayalden ibaret özlemlerim…Yastığıma başımı koyduğumda
sadece sen'li hülyalara bırakıyorum ruhumu...
Dışına çıkılması zor bir yol gibisin…
Çıksam, düşeceğim sanki uçurumundan…
Anladım ki sen kolaylaştırdıkça anlamını, ben zorlaştırıyorum seni…
Oysa basit bir oyunsun, beynimin içinde karmaşaya sebep olan. Hangi kelime, hangi cümle sensizliği anlatabilir ki ? Varlığının yerine yokluğunu kabullenmeyi
öğrenmeli avaz avaz… sesliliğe rağmen…
Oysa, giden her adım da…
Biliyorum, kendimi kandırıyorum zamana karşı… Olmazsa olmazım ‘sen’… Ve görmüyorsun…
Sana gözlerim değil,
Yüreğim… Yasamak bumu ArkadaşBir gün içki dolu vücudum giden gitsin diyoruz arkadaşlar ya giden haklıysaGidiyor musun diye sorma bana.
giden gitsin be
GİDENE KAL DEMEK ZAVALLILARA, tanrım afetsinKüçükken Tanrı'ya Bana Bir Bisiklet Vermesi İcin Dua Ederdim. Sonra Tanrı'nIn Calışma Tarzının Bu Olmadığını Anladım. Gidip Kendime Bir Bisiklet Çaldım ve Tanrı'ya İşlediğim Günahlarımı Affetmesi İçin Dua Ettim. nefesim kesilsin![]() Uyuştur Kanımı , Başımı döndür... Yatır DizLerine Ömrümü söndür... Çekme DudakLarını Dudağımdan..... Nefesim KesiLsin... Öperek ÖLdür... ! Palyaço
!!! yorum yazmayı unutmayınız teşekürler
Bileğimi Kestim Kan Var Mı Baktım.. Soğuk Bir Beden Var Duyguları Astım... Ellerimde Darbeler..Ömür Ömrümü Aştı.. İstesem Beni Öldürür Müsün Aşkım...?
«ч๏ℓυη ร๏ηυηα кα∂αя...» Ölüyorum Ya Ölüyorum ! Her gün bi parçamı gömüyorum... !Görmüyormusun;
Sevme Sakın beni ...
߀nziyomuydu t€ninin kokusu ߀nimkin€? Saçları dalgalımıydı ߀nim gißi, ߀nziyomuydu gülü$ü ߀nimkin€?? ßa$ını dönd€r€n n€ydi, N€... "Life is a mystery…" ![]() [u]mutsuzluk-fan..
SON
yorumlarınızı bekiliyorum teşekürlerBileğimize attığımız jilet kesiği, kalbimize vurulan neşter kadar yakmamıştı değil mi canımızı? Aşkı öğrendiğimizde daha bir sızladı yüreğimiz. Papatyalara ve şarkı fallarına kalıyordu kaderlerimiz... ![]() gitme be gülüm![]() Bırakma; Gitme uzaklara, Götürme sıcaklığıNı da yanında, Dudakların, Hele onlara sakın dokunma Bırak kalSın hayallerimde, Sen bensin,ben senim Bilmiyosun ki giderken beni de alıp götürüyosun... <<Yolun sonuna kadar...>>November 18 OKUMADAN GEÇMEYİN siz olsaydınız???Bir arkadaş İstanbula sevgilisi ile buluşmaya gideceği gün ishal olmuş. Fakat ne çare ki gitmek zorunda. Deniz otobüsüyle zorlu bir yolculuktan sonra habire tuvalete taşınarak buluşma yerine ulaşmış. Beklemeye başlamış. Çok sıkıştığı bir anda tam tuvalet arayacakken kız arkadaşının geldiğini görünce gidememiş. Ancak o sırada epey bir miktar altına kaçırmış. Renk vermemek için, "Buraya kadar gelmişken gel bir pantolon alalım" diyerek kızı bir mağazaya götürmüş. Tezgahtarın tüm ısrarına rağmen hiç denemeden mağazadan bir pantolon alıp ayrılmış. Gittikleri bir kafede, "İçime sinmedi. Ben şunu tuvalette bir deneyeyim" demiş. Hemen kirlenmiş çamaşırını ve pantolonunu daracık havalandırma boşluğundan atmış. Rahatlamanın verdiği huzurla çantanın içindeki poşette duran yeni pantolonu almak üzere eğilmiş. Fakat o da ne! Poşette bir kazak varmış! Gözlerine inanamayan arkadaşım hemen kafasını havalandırmadan sokarak eski pantolonuna ulaşmaya çalışmış ama becerememiş. Bu arada tuvaletin önünde uzun bir kuyruk oluşmuş. Kapıyı vurmalarına rağmen içeriden tepki gelmeyince kafenin işletmecisi, "Bir delikanlı tuvalete girdi, çıkmıyor. Sanırım içeride eroin kullandı" diyerek polis çağırmış. Emniyet güçleri geldiğinde tabii acı gerçek ortaya çıkmış! acıklı bi aşk hikayesiTamamen Gerçek Hayattan Alıntı Bu Aşk Hikayesini Okurken Çok Duygulanacak Hüzünlenecek ve Bu Hikaye\\\'nin Etkisinde Kalacak ve Bu Etkiyi Üzerinizden Bir Kaç Gün Boyunca Atamayacaksınız. Hiyakenin Konusu Bir Gençin Sonu Ölümle Biten Çocukluk Sevdasını Anlatıyor... BIZIMKISI BIR ASK HIKAYESI Sizin için ne derece önemi var bunu bilmiyorum ama ben bu satırları yazarken gözümden damlalar akıyor klavye üzerine. Erkekler ağlamaz lafı bana göre değil. Ağlamaktan hiç utanmadım,duygularım,acılarım beni boğduğu zaman hep ağladım.Yine ağlıyorum... Sizleri tanımıyorum ama sizlerle paylaşmak istiyorum.Lütfen;bu satırlara bir seven olarak sahip çıkın ve lütfen yazılı satırlar olarak geçmeyin. Okudukça yeryüzünde insanlar neleri yaşarmış diyeceksiniz buna eminim. Bir memur ailenin en küçük çocuğu olarak babamın tayininin çıktığı bir köye taşındık.Huzursuzdum,okulumu bir köy okulunda okumaktansa ,şehirde medenice okumak istiyordum.kaydımı yaptırdı babam okula.İlkokul 4. sınıftan başladım köy okuluna.Beni bir sınıfa verdiler.Öğretmen köyde yabancı olduğumu biliyordu ve hangi sıraya oturmak istiyorsan otur dedi bana.Bir kızın yanı boştu sadece oraya oturdum.Hayatımı adadığım,gidişiyle beni bitiren insanla ilk o zaman tanıştım.İsmi Altınay idi.Çocuk yaşımda bile onun güzelliği beni çok etkilemişti.Masmavi gözleri,gamze yanakları ile arada bir bana dönüp gülüşü,yanlış yazdığım notlarımda kendi silgisiyle defterimdeki hatayı silmesi beni o minik yaşımda ona bağladı.O dönemlerde çocukça bir arkadaşlıktı. Zaman ilerledikçe onsuz tek saniye geçiremiyordum.ya ben onlara gidip ders çalışıyor, yada o bize geliyordu.Mükemmel bir paylaşımcıydı.Yüreğini,sevgisini,dostluğunu daha o yaşta vermişti bana.İlkokulu birlikte okuduk ve aynı sırada bitirdik.Hep onunla hep ona biraz daha alışarak. Ortaokula geçtiğimizde ailelerimize rica ettik ve bizi aynı okula yazdırdılar, hatta aynı sınıfa,hatta aynı sıraya oturmamız için babalarımız öğretmenlere adeta yalvardılar.Başarmıştık. Yine aynı sıradaydık.Geride kalan ilkokul dönemindeki iki yılda anladım ki onsuz hayat bana huzur vermiyordu.Yaşımız olgunlaştıkça o beni,ben onu daha çok seviyordum.Çocukça başlayan arkadaşlığımız sevgiye aşka dönüşmüştü ortaokul yıllarımız bitmek üzereyken.Şehir merkezinde.Ailelerimiz liseye geçtiğimiz sırada ortak bir karar aldılar.Buna göre tek ev kiralayacak ikimiz aynı evde kalacaktık.Annem de bizimle kalacaktı.Allah\\\'ım o karar bize iletildiğinde dakikalarca sarmaş dolaş kutlamıştık bunu.Ona aşık olmuştum.Aynı duyguları o da paylaşıyordu ve bunu fark eden ailelerimiz okul bittiğinde evlendirelim diye karar almışlardı bile.Ona tapıyordum artık.Haşa Allah\\\'a şirk koşar gibi günah işlercesine seviyordum.İlk elini tuttuğumda sakın bir daha bırakma demiştim. Yanakları kızarmıştı,utanmış ve başını önüne ! eğmiş,gülümsemiş ve elimi sıkı sıkı kavramıştı.Artık her gün elele tutuşup okula gidiyor okuldan çıkarken elele dolaşıyor geziyor öyle gidiyorduk evimize.Arada bir elleri terler ve her terleyişte elini elimden kurulamak için çekerdi.Bunu her yaptığında kızar elimi bırakma diye azarlardım,hep tamam tamam diyerek gülümser ve hızla elini avucuma *****tururdu. Her şey harikaydı,dünya cennet gibiydi gözümüzde.Yıllar akıp gidiyordu mutluluk içinde.Nihayet liseyi de bitirmek üzereydik.karne dönemi gelmişti.Karnelerimizi aldık hiç kırığımız yoktu.Sevinçle sarıldık birbirimize elimi tuttu.bunu kutlamak için bir cafeye gidip cola içerek kutlayacaktık.Okulun az ilerisinden geçen bir çakıl yol vardı.Her zaman toz duman içinde olurdu.çakıllarla kaplıydı.O yolun benim ve ölürcesine sevdiğim insanın ayrılmasında bu kadar rol oynayacağını bilsem hiç girer miydik o yola.Neler vermezdim o yolu yürümemek için. Eli yine elimdeydi,ansızın elini çekti,terlemişti yine eli.Sanırım dört adım atmıştım.Dönüp yine azarlayacaktım.Çünkü hem elimi bırakmış,hem de geride kalmıştı.Dönüp baktığımda Dünya başıma yıkıldı.Sanki gök kubbenin altında kaldım.yerdeydi ve yüzünden kan fışkırıyordu.ne yapacağımı bilemedim üzerine kapandım yüzüne yapışmış saçlarını kaldırdığımda hayatımı bitiren o görüntüyle karşılaştım.Başı kesilmiş bir tavuk gibi çırpınıyordu.Suratına bir taş parçası bıçak gibi saplanmıştı ve bakmaya doyamadığım mavi gözlerinden biri akmıştı.Suratının yarısı yoktu.Hırlıyordu bana bir şeyler demek istiyor kanla kaplı diğer gözünü temizleyerek bana bir şeyler demeye çalışıyordu.Yoldan geçen bir kamyonun tekerinin altından fırlayan bir taş suratına saplanmıştı.Ölürcesine bir aşkı,geleceğimizi kibrit büyüklüğünde bir taş parçasının bitireceğini bilemezdim.Donuk donuk hiç konuşamadan yüzüne bakmaktan başka bir şey yapamıyordum. Ellerini tuttum kaldırdım başını göğsüme dayadı ve elimi sıkı sıkı tuttu.Akan kan ellerimize damlıyordu.Yoldan geçen bir araba durmuş bizi seyrediyordu,hastaneye yetiştirelim dediğimde kanlı olduğu için almadı ve kaçtı gitti.Kimse arabaya almıyordu.çevreme bakıp yardım eden demekten,ona dönüp seni seviyorum,beni bırakma,dayan demekten başka bir şey yapamıyordum.İki dakikalık bir çırpınıştan sonra kucağımda öldü.Cennet olan Dünya 5 dakikada cehenneme döndü.Tam dokuz yıl oldu onu yitireli. Kendime olan güvenimi yitirdim.Artık kimseyi sevemem,kimsede beni sevemez korkusundan kurtaramıyorum kendimi.Bitkisel hayatta gibiyim.Tek elimde kalan bu net.bu net aracılığıyla sizinle paylaşmak istedim.Yitiren,ya da ben yitirenle paylaşmak isteyen herkese elleri terlese bile ellerimi bırakmamaları şartıyla elimi uzattım.Dost,kardeş,arkadaş ne olursanız olun ama elimi bırakmayın.Size sesleniyorum, elimi bırakmayın lütfen... Bu yazıyı okurken sizinde eliniz terlediyse o zaman bilin ki sizde sevdiniz…. duygulandınız hatta ağladınız ama işte kader October 27 Konuşulan konu HİÇ MANYAK GÖRDÜNÜZ MÜ? OZENMEYIN BU SALAKLARA SAKın dıyem
Alıntı HİÇ MANYAK GÖRDÜNÜZ MÜ? OZENMEYIN BU SALAKLARA SAKın dıyem
Ziyaret ettiğiniz için teşekkürler!
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
|