More servicesWindows Live
HomeHotmailSpacesOneCare
 
MSN
Sign in
 
 
Spaces home  bora adlı kullanıcının a...PhotosProfileFriendsMore Tools Explore the Spaces community

bora adlı kullanıcının alanı

ø¤º°`°º¤ø,,(byBORAN),,ø¤º°`°º¤ø,¸

View spaceSend a message
Occupation:
Age:
Location:
BİZ NE KADAR KIRMIZI PABUÇLU SIRIN KIZLARLA DANS ETMESİNİ BİLMESEK DE,KARTAL'IN BİLE UÇMADIĞI,ŞAHİN'İN BİLE YUVA YAPMADIĞI YERDE,ŞEYTAN'LA DANS ETMESİNİ BİLİRİZ..
Ben; anlamsız kavgalarla, yarınsız sevdalarla, anlatılan masallarla yitirdim inancımı...

Kuralsız insanların sahte cennetlerinde, yanlışı doğrudan, karayı beyazdan,adamı adamdan, insanı insandan ayırmakla geçti gençliğim.


Ben; kan gövdeyi götürürken, can bedenden ayrılırken, kan damardan çekilirken, öğrendim yaşamayı...

Başarmak için inanç, inanmak için yürek kazanmak için bilek gerekliymiş.


Adımlarını sert basmalı yumruğunu sert vurmalı sesin gür çıkmalıymış.


Taş kadar ağır taş kadar sağır taş kadar küçük taş kadar büyük olunmalıymış.
No list items have been added yet.
No list items have been added yet.
February 16

mektup

blog layouts

MEKTUP....

 

İnsanların kendi doğruları ve kendi yanlışları olmalı, gerektiğinde gözü kapalı  girdiğin kavgadan, gerektiğinde özür dilemeyi bilerek çıkman gerekebilir. Sonuçlar ne olursa olsun, hatalar ve doğrular kişiye özel olmalı. İnsanlar seni yanıltmasın, bugün yanında olan herkes dost olmayabilir. Gerçek dost nedense hep bir elin parmakları kadar ya vardır ya da yok. Bunları zamanla yaşayarak anlayacağız.

 

 

 Sevgisiz olma hiç. Sevgi yaşamın hayat damarıdır. Sev, gönlünce sev. Herşeyi ama aklına gelebilecek herşeyi ve sakın umutların tükenmesin. İşte o gün nabız atışların yavaşlar ve belkide durur. Öncelikle kendin için yaşa, öncelikle kendini sev, sonra bir çiçek sepetinde ki güller gibi dağıt mutluluğunu etrafa ve ağlamak güzel olsa da, ağlamak çoğu zaman rahatlatsa da gösterme kimseye gözyaşlarını ve ağlamak istediğinde tutma kendini, ağla doyasıya hıçkıra hıçkıra.

 

 

 Mutluluğunu sakın kaybetme, gün gelir düşersin sonra yollara. O kaçar sen kovalarsın. Kimbilir belki yakalarsın ama vakit çok geç olabilir. Zaman parmaklarının arasından akıp gidebilir. Bilemezsin, anlayamazsın öylesine birbiri ardına işliyor ki saniyeler, sadece zamanın ardından bakıp kalırsın.

 

 

 Duy, hisset, gör ve yaşa. Bu günü, dünü, yarını doyasıya. Birgün olurda hatırlarsan bu sözlerimi gülümse ve sorarlarsa neden güldüğünü, gülümsemenin dost yüzlere bıraktığın en büyük armağanın olduğunu söyle.

 

 
blog layouts

seni sevdim be






 layout for myspace

SENİ SEVDİM
Güzelliğin için değil,
Çünkü ben seni hiç görmedim...
Ellerimi tutmanı değil,
Çünkü ben sana hiç dokunmadım...
Gözlerine bakmayı değil,
Çünkü ben onlara hiç dalmadım...
Ben senin beni sevmeni sevdim...
Yüreğinde bana yer vermeni sevdim...
Ağladığımda uzaktan tesellilerini sevdim...
Benim seni sevmemi sevdim...
Sessizlikte kalp atışlarını sevdim...
Damarlarımda kan yerine dolasmanı sevdim...
Düslerde benim olmanı, senin olmamı sevdim...
Gönülden sana bağlandığımı sevdim...
Gündüz ışığım, gece karanlığım olmanı sevdim...
Alınyazım, kaderim, herşeyim olmanı sevdim...
Gözyaşım, kederim, hüznüm olmanı sevdim...
Tebessümlerimin, gülmelerimin,
Mutluluğumun sebebi olmanı sevdim...
Söylediğin sözleri değil,
Onları bana söylemeni sevdim...
Ben başlı başına seni
Sen olduğun için sevdim...
Benliğini, duygularını, hislerini sevdim...
Sevgimi anlatmaya kelime bulamadığımı sevdim...
Ve ben SENİ sevdim...

Yorum yaz!

ilk aşk

MySpace Layouts  İLK AŞK Ne yaparsaniz yapin, ilk askinizi unutmaniz mümkün degildir. Yillar sonra dönüp, "ben ona nasil
 asik olmustum acaba" diye pismanlikla karisik garip bir duygu da yasayabilirsiniz, olsun. O,
 size ilk aski tattirmis, en önemli yasam tecrübelerinizden birini yasatmistir. Aranizda geçenler aci
 bile olsa, dönüp minnetle anacaginiz biri hep var olacak. Daha ne olsun?
MySpace Layouts

Photobucket - Video and Image Hosting

 

SADECE RESİM
Gerçek aşk her yürekte Aynı çoşkuda varoluyor, Değişen şey ise zaman, Mekan,ve kahramanlar Adını siz koyun,,, Aşkın resmi deyin, Hüznün resmi deyin, Çaresizliğin resmi deyin, Bakarken resmin Bir parçasını Yüreğinizde saklayın Hislerinizin resmi olsun:(!)

otag

 

 

 

 

 

 

 

Özlüyorum seni, Yalansız bir özlem bu Dolansız, saf bir özlem. Yeni doğan bir çoçuğun Minicik elleri gibi Yumuşak ve mazlum bir özlem bu... Gökyüzü kadar büyük Senin kadar yüce bir özlem bu... Hasretten ağlayanan sevdalıların Yıllarca kavuşamayanların İki gün bile dayanılamayan bir özlem bu... Ne yapacağini bilmeyen Telefonlar bekleyen Ağlayan, isyan eden Kendisini harap eden bir özlem bu... Yolda yürürken Otobüslere dört gözle bakan Belki, onu görürüm diye Kıpır kıpır yerinde duramayan Salak salak, bos bos gezinen Seni arayan bir özlem bu. Bulutlara baktığında bile Sanki seni göreceğini sanan Orda olmadiğını bilen Ama yinede şansını deneyen bir deli özlem bu... Yani güzelim, Bir kalpsizi bile, Ağlatabilecek, bir deli özlem bu...

Sevda sancısı iken buğulu gözlerin, Git diyorsun. Bana doğduğun günden bir çare iken sana nefesim Gitmem! Biliyorum yalan sözlerin. Eğer bir gün değerse gözlerin gönlüne yaban ellerin, Ben gitmişim ne fayda Dökülür gözlerinden kalp ağrısı özlemi Sevmiyorum! desen ne fayda Yeminli olsa da yüreğin hatıralar var yazgımızda

yüzünde eski bir günahın izleri… olmayacaksan nefesim… gitme! giyme beyaz gelinliği asi hüzünler sarar gecemi geçmem…geçemem dönülmez tövbelere gömdüm seni

gölgen düşer sarp akşamlarıma… bir kadın ağlıyor içimde… bendeki bana…çok uzaklarda… kapında günlerim her gece… tutunamam… sendeki sana…

sevdam İstanbul…kırık hayaller şehri… uzaklara prangasın… masum çocuk hüzünleri sarar yoksan beni yakacağım yoksun sen geçtiğin her yeri…

duvarlara gömdüm yalnızlığımı hüzün akşamlarında…yeminliyim döndüğümde!...yeminliyim sana!...biliyorum sen de döneceksin!... ama bulur musun bir ben daha?...yeminliyim!...güneşe çıktığımda ağlatan aşkına…yeminliyim!bir mahzun vedaya!

yenildim sen çıkmazın vefasız bir aşka… şimdi günahlarda adaklarım… söz geçer mi göz pınarlarıma… bir damla kalır aşkıma inat… gözümün sen kenarında.....

uyandık rüyamızın en güzel yerinde… şimdi gözlerim yağmur sonrası… birkaç buğulu hatıran bana kalan… avuçlarımda iki yüzük acı yazıma yemin olan acı yazgıma sebep sevdan

Dun gece bizim deniz fenerinin altında oturdum. Gökyüzü, deniz birde ben, seni aradık. Sen olmadan ne yıldızlar, ne dalgaları sesi, nede ben. Hiçbir şeyin anlamı yok. Yanıma gel, yıldızlar parlasın., dalgalar dans etsin. Yanıma gel ki nefes alayım. Gel beni bu korkunç suçluluk duygusundan kurtar. Bu korkunç yalnızlıktan. Yıldızlar, deniz ve ben, her aksam seni bekliyoruz. Sensiz yasayamam.

gitme ruhum… sen yokken hicran düşer bu şehre gitme sevgim sen yokken tutsak düşerim bir isyan gecesine ölürüm sen yokken

senden emanet yaralı düşler koynuma zindan gecelerde senden emanetki sensizlik senden öte şimdi yoksunya ben hiç sensiz kalmadım ki senden sonra

gidersen ne kalır geriye benden… suçluyum…affetsen de geçmedim… geçemedim kırık sevgilerden… kal gönlümde… ne olur gitme… koyma beni yalan gözlere…

saklasan da acını… aşka ziyan sahte tebessümlere… diner mi ızdırabın…biter mi gözyaşın… sen yalansan yabancı gözlerde gitmegidersen ölürüz gülmek haram ikimize de

gönlümde akşamları karşılıyorum bugün…sevdiğim! gözyaşına yeminlim!... sen ağlıyorsun ya, sen sahte sevdalara intizarsın ya… kalamam sende, bırak gideyim… sen mutlu ol!... bekleyenim bir kara haberse, durma önümde!... bırak!...kurşunlara geleyim!

aşkın bedel nakdi-i ömrüme… dayanamam… giderim buralardan yoksan bende… seni sensiz yaşamak çareyse… bırakma… tek tesellim ölümdür… senden öte…

Ben böyle değildim Söyle kader,nasıl bakarım ona? Acılar çıkar her kaçtığımda Bir sevda sancısında Affet Kayıp şehrimde mahcubum aşkıma Gidemem,affet ölümüne yazgın

adını yazdım ya derinlerime… unutmak ölüm… an gelir ağlarım ikimizin yerine bedenin toprağım olsun bırakıp gidersen azap düşlere Sevgilim

aşkım haram beni andığın her gece silik bir hayal kalır cemreler düşer üzerime ahlarımı yazıyorum olmadığın her yere alacağım senden değil seni arıyorum bir başka!

Sensizlik hükümse ömrüme... Soğuk bir güz mevsimi ört üzerimi... Giyemediğim beyaz kefen olsun sevgime... Güz çiçekleri doğarsa... Bilirim... Gözyaşın yağmur olmuş üzerime... Verilmemiş bir cana bedelse yaşlı kader... Ben yemin ettim her gün ölmeye...

gam akar gözlerinden... sonu yoksa sevdanın çok görme... yüzümdeki... çocukluğumdan kalma tebessümler... neye yarar... sen ellere vermişken sevdanı... bedel olsun yaşatmadığın aşka... bir damla gözyaşı...

February 10

gül bahçesi

                                   

Delikanli yillar sonra dogdugu kasabaya döner.Sabah uyandiginda aklina yillar önce evlenmek istedigi,kasabanin güzel kizi gelir.Kizin güzelligi cevre kasaba ve sehirlerde bile dillerdedir ve kimler istediyse kiz bir türlü olumlu yanit vermemistir.Otelden cikar ve gördügü yasli adama kizi sorar.Yasli adam az ilerde güzel bahce icinde bir ev gösterir, kizin orada oturdugunu söyler.Delikanli merak eder,kizin nasil biriyle evlendigini.Bir kösede beklemeye baslar,bir müddet sonra yaslica kel pek te hos görünmeyen bir adami yolcu eder kiz kapidan...Üstelik zengin bir adam da degildir....

Adam gittikten sonra delikanli calar kapiyi,kendini tanitir.Sorar niye bu adamla evlendigini kiza...

Kiz söylerim der ama bir kosulla....

Evin arkasinda büyük bir gül bahcesine götürür delikanliyi ve der ki:

Bu bahcenin en güzel gülünü bana getirirsen söyleyecegim sana niye bu adamla evlendigimi...Ama asla geri yürümek yok bahcede,arkana bakmak yok en güzel gülü istiyorum sadece...

Memnuniyetle der delikanli ve girer bahceye....

Cok güzel sari bir gül durmaktadir karsisinda tam elini güle uzatmisken pembe bir gonca görür az ötede,ilerler...

Ona uzanirken kadife kirmizi bir gül ilisir gözüne ilerde...

Derken.....Birde bakar bahcenin sonuna gelmis...

Kiza verdigi söz gelir aklina..Geri dönmek yok...

Ne yapsin..Mecburen buldugu alelade,hatta solmaya yüz tutmus bir gülü mahcup bir sekilde götürür kiza....

Kiz gülümser gülü görünce..

''Bilmem aldin mi cevabini''der delikanliya.....

Hayat bu bahcede yürümeye benzer....

February 01

!!!


SEVMEK SUÇSA ARKADAŞLAR BEN İDAMLIĞIM

!!!!


Seni Seviyorum 
NEDEN Mİ? ... 
Şafağın her söküşünde 
Saçlarından hayata asılmamın tek nedeni sen varsın 
Unutma! ...sana tutku halinde bağlanmam için 
Milyonlarca sebebim var.... 
Şu çirkef dünyada tek parıltı sensin 
Ünlü bir heykeltıraşın spatulasından çıkmış gibi 
Fakat...sönük bir parıltı değil.. 
Güneşin tüm ışıklarını silik bırakan bir parıltı 
Şu kuru ayazda içimi yakan bir volkan gibisin 
Cayır cayır esiyorsun 
Yüreğime işleyerek.. 
Sonrada çekip gidiyorsun 
Ne zaman yaktığını ne zaman geldiğini fark etmeden... 
Seni Seviyorum 
NEDEN Mİ? ... 

Saçlarını gözlerini....seni düşünmekten başka bir şey gelmiyor içimden.. 
İnan öyle tabi bir duygu ki... 
Yüreğimin kuyularında 
Sanki dünyaya gözümü açtığımdan buyana var.. 
Biliyorum bu duygu ortaya çıkmak için seni bekliyordu... 
Olmadığın bir anı çektiğim nefesi önemseyemiyorum... 
Sensiz...bu yalan çorak alemde olmaktansa 
BİTİŞİMİN...soğukluğuna Asılmayı 
ASLA! ...saçlarından hayata asılmamaktansa 
Şu iğrenç çirkef dünyaya sırtımı dönmeyi Akıl bilirim... 
Seni Seviyorum 
NEDEN Mİ? ... 

Kulağımda ne zaman bir aşk şarkısı işitsem 
Melodilerde sen akıyorsun 
Ne zaman nostalji bir aşk şiiri okusam 
Damlayan mısraları hep ama hep.. 
Saçlarını gözlerini getiriyor bana.. 
Bilmelisin...her an yanımdasın 
Seni hissetmem görmem için bir an düşünmem yeterli.. 
Zannedersem ilk defa bir kızın kokusu yüreğimde fırtınalar estiriyor.. 
Kendi kendime ferhatın aslıya aşkındaki gibi 
O damı..bu tatlı ten kokusuyla avare olmuştu diyorum... 
Seni Seviyorum 
NEDEN Mİ? ... 

Gözlerinde ki milyonlarca parıltı 
Karanlığın zulm yanını darmadağın edip geçiyor 
Seni süzerken, kendimi güneşi yukarılardan seyrediyor gibi hissediyorum... 
Ruhum sana ait 
Hiçe sayıp kaldırıp bir kenara atabilirsin 
Yüreğinin içine de alabilirsin 
ALLAHIM! ... 
Bebişimin yüreğinin en derin kuyusunda olmak istiyorum... 
Seni Seviyorum 
NEDEN Mİ? .... 

Belli sen busun 
Fakat sen beni 
Ben olduğum...öyle yada böyle olduğum için seviyor musun... 
Söyle bunu kim bilir 
Saçlarını okşamayı 
Saçlarımı okşamanı 
Boynuma atılışlarını..buselerini 
Tenini koklamayı 
Sarılıp sarılıp kopmalarını 
Seni seviyorum 
Bir yıldız gibi gözlerimin önünden kayıp giderken 
Sahte dünyada cennette gibiyim 
Sadece bir vakit elimde tutuyorum o cenneti 
Bilmem bir müddet sonra ne olacak 
Kim bilir rezil edip kopup uçup gitmiş olacak 
Seni SEVİYORUM 
NEDEN Mİ? ... 

Bir çok kız için ısmarlama şiirler yazmıştım 
Bu bana hep ters gelmişti.. 
Fakat şu an 
Senin için binlerce dize yazsam az geliyor... 
İçimde hep bir ülkü var 
Bilmem...kim bilir bu şiiri yanından hiç ayırmazsın 
Yada beraberinde kan kırmızısı bir gül goncasını.. 
ALLAH tüm güzellikleri yaratırken 
Eminim seni en nadidesi olarak yaratmış 
Kır çiçeklerinden güzel 
Gülden narin 
Menekşeden şeker 
Kardelenden daha güzel kokulu 
Seni Seviyorum 
NEDEN Mİ? .. 

Eşsiz haline huriler gıpta ediyor 
Sahte alemde ise 
Beşeriler arasında.. 
Zannedersem...bir ben...yada bir iki şanslı.. 
Bu güzelliği algılayabiliyor.. 
Ömür bitene kadar 
Mahvolana kadar 
Yanında kollarında saçlarında asılı kalsam 
Bunu hissediyorum bu bir işkence olur 
En çok yüreğinde senle olamadığım için 
Seni Seviyorum 
Neden mi? ... 


Hayal ma yal olsa dahi 
Düşüncelerimde aklımda seviliyorum fikri bile 
Senin gibi eşsiz bir varlık tarafından beğenilmek sevilmek 
Bu budalayı ömrü boyunca mutlu edebilecek kadar, 
Muhteşem, eşsiz, güzel ve bir o kadarda ASİL... 
Tatlım bebişim seni anlatmaya bak mısralar bile yetmiyor.. 
Düşünüyorum şu yalnızlığımı gün ışığına atmadığım odamda 
Acaba kaç insan seni sana dünyaya anlatmak için 
Milyonlarca dizeler yazdı.... 
Seni Seviyorum 
NEDEN Mİ? ... 

Bir tebessüm ay ışığında, tek aydınlığım 
Bana her şeyi ama her şeyi bir kenara attırıyor 
Gülüşünde, gözlerinde, takılıp kalıyorum 
Sadece izleyip tadını çıkartma duygusu alevlendiriyor.. 
Ah! ..bebeğim..seni seviyorum 
Bak her şey yetersiz 
Bu kadar nedenin ardına bile 
Seni ne çok sevdiğimi 
Ne çok saçlarında asılı kalmayı 
Kollarında uyumayı 
Sana dokunmayı... 
Gözlerinde tutuklu kalmayı anlatamadım.... 
January 25

!!!!!!!!!

 

Gökyüzünü yine sen ve kardeşlerin kaplamıştınız pırıl pırıl ışıldayarak 
Bense bir sigaramdan bir senden nefes çekmekle meşgul 
Sigaramın ateşi gibi sensizliğin yanmışlığıyla kavruluyorum. 

Kim bilir şimdi nerelerde, kiminle hangi gönüldesin 
Bu kadar mı acıtacaktı içimi bu ani gidişin 
Bu kadar mı yakacaktı bu kopuşun 
Acılar denizine gömdün ayağıma taşlar bağlayarak 


Ben seni ne çok sevmiştim senin için ömrümü yoluna sermiştim 
Her gecenin zifiri karanlığını aydınlatan gözlerinde kaybolmaya 
Güller açtıran gülüşünü mimiklerini izleyip gülmeye, 
İçli o denli güzel söylediğin ‘elbet bir gün buluşacağız’ diye başladığın şarkına 
Öyle alışmıştım öyle benimsemiştim ki hiç bunlardan kopmayacağımı zannetmiştim 

Aynı acıları farklı yerlerde bize çektiren bu kader değil miydi? Bizi yan yana getiren, 
Tüm umutların tükendiği, toprağımızın çatlayıp kuruduğu zaman yağan yağmur misali 
Bizi kavuşturan aynı dere yatağında sürüklenmemize sebep olan. 
Öyleyse neden bu ani kaçışın, sen bunu yapmazdın be gülüm söyle hadi söyle 
Söyle ne olur yaratan aşkına söyle neydi seni insafsızca değiştiren. 

Ben artık bittim, eski günlerime dönmek istemiyorum artık sensiz yaşamak mı asla. 
Alışamıyorum anla sensizlik inan öyle zor ki tüm dünyayı yükleseler omzuma 
Ne bu kadar zor gelirdi ne de bu gidiş kadar acı verirdi güçsüz şu vücuda, 
Hiçbir şeyim düzgün gitmedi ki şu dünya da baksana yaradana ettiğim dualar, 
Sensiz olacaksam al canımı diye ettiğim feryatlar bile tutmuyor kabul görmüyor 
Ah canım ama inan bu acı bu yıkılmışlığa rağmen hala bu gözler seni bekliyor.


SEN YÜREĞİMDESİN
açmayan bir gülsün sen ruhumda
daha tomurcuksun gülüm canımda
seni sevmelere kıyamıyorum
askın damarlarımda yar kanımda

sanma ki bu bendeki kurşun yarası
beni vuran o ceylan gözlerin
aşkın içimde patlayan bir volkan
kor ateşler gibi yüreğimdesin

sen yüreğimdesin taa içerimde
sen ruhumun sonsuz derinliklerinde
yüreğimdesin en derinde
yalnız ben öleyim can alan kirpiklerinde...Ü

20/6/2007

SENİ SEWİYORUM...

SENİ SEVİYORUM

sevmek; bakmak değil görmekse eğer,
sevmek; yanındayken başını
omuzuna koyabilmekse eğer,
sevmek; yanındayken yalnızlığı unutmaksa eğer,
SENİ SEVİYORUM....

* * * * *

sevmek; senle iken yere daha sağlam
basabilmekse eğer,
sevmek; yokluğunda seninleymiş gibi
hissetmekse eğer,
sevmek; hayallerine senide sokabilmekse eğer,
SENİ SEVİYORUM

* * * * *

sevmek; yatağa uzandığında, seni düşlemekse eğer
sevmek;sen üşüdüğünde gölgemle
seni ısıtmaksa eğer,
sevmek; sevdiğini çıklık çığlığa söylemekse eğer,
SENİ SEVİYORUM

* * * * *

sevmek; el ele tutuştuğunda kalbinde bişeylerin
kopmasıysa eğer,
sevmek; gözgöze geldiğin de hiç kıpırdamadan
bakabilmekse eğer,
sevmek; kalbini kalbinde hissetmekse eğer,
SENİ SEVİYORUM

* * * * *

December 06

aşk yağmuru








 

Sen geçiyordun yollarımdan,

Yollarıma hep aşk yağıyordu.

Güller açıyordu bahçelerde,

Güllerin gölgesinde gözlerin gülüyordu.

Gök yüzü ağlıyordu seherlerde,

Gül yapraklarına çiy düşüyordu.

Yüreğime hep sen düşüyordun.

Günler geçiyor, ömrüm bitiyordu,

Aşk bahçemde hep sen bitiyordun.

Aşkı ben senle biliyordum.

Seni anlatıyor, seni dinliyordum.

Hangi yola girsem sana çıkıyordum.

Kaç pınar başında nefeslensem,

Kana kana seni içiyordum.

Yüreğimde sen yollarda ben,

Aşk yağmurunda ıslanıp sana yürüyordum.

Baktığım güllerde seni görüyordum.

Sen bana geliyordun, ben sana koşuyordum.

Yollarımıza hep aşk yağıyordu.

kendine iyibak sevgilim

Image Hosted by ImageShack.us

 

...

“Kendine iyi bak” bir veda degil elveda cümlesidir çogu zaman. O üç kelimeden çok daha fazlasini gizler içinde...

"Kendine iyi bak." Çünkü bundan sonra ben yaninda olmayacagim. Olamayacagim. Istesem de istemesem de. Sevdim bir zamanlar seni, hala seviyorum ve benden sonra da mutlu olmani istiyorum. Olur da bir gün dönersem seni iyi bulmak istiyorum.“

“Kendine iyi bak. Çünkü bundan sonra kendinden baskasi olmayacak yaninda sana bakacak. Ben olmayacagim. Kendine iyi bak ve beni düsünme. Çünkü ben de seni düsünmeyecegim artik. Arama sakin beni, yazma, çünkü ben yazmayacagim. Sil beni yüreginden, çünkü ben silecegim. Fakat, yasanilan, paylasilan güzel seyler hatirina sana yürekten mutluluklar diliyorum. Ve ben bir daha dönmemek üzere gidiyorum.”

"Kendine iyi bak. Aramizda geçen herseye ragmen benden sonra iyi oldugunu bilmeyi tercih ederim. Aslinda bilmem çok önemli degil, iyi oldugunu varsayacagim ben. Seni bir daha asla görmemek üzere gidiyorum ben, seni kendinle basbasa, yapayalniz birakiyorum ben. Biliyorum kendini birakacaksin benden sonra, o yüzden iyi bak diyorum. Aslina bakarsan, çok da fazla umursamiyorum."

"Kendine iyi bak derler ve giderler. Tutkuyla sevenler, bazen birden fazla söylerler bunu. Çünkü onlari ayirmak, eti tirnaktan ayirmak gibidir. Kolay kolay kopamaz onlar, süreç çok aci vericidir, yürek parçaliyicidir. Her seferinde azalan umutlarla geri döner ve yine “Kendine Iyi Bak” gözleriyle ayrilirlar. Ta ki umut da, sevgi de tükeninceye kadar…Ta ki son elveda mezar sessizligine bürününceye kadar…"

Tutkunun ötesinde sevenler, bir kez “Kendine Iyi Bak “ derler ve giderler. Onlar eti tirnaktan ayirmak yerine ölümü yeglerler. Onlar bu aciyi bir kezden fazla kaldiramayacaklarini bilirler.

"Kendine iyi bak" derler ve giderler. Bu sözlerin içinde ihanet yok, hiç bir zaman olamaz derler ve giderler. En büyük ihanet degil midir aslinda seni seveni, ihtiyaci olani yüzüstü birakip gitmek. "Kendine iyi bak" derler ve giderler. Seni suskunluga mahkum edip giderler. Seni parçalara ayirip, en büyük parçayi yanlarina alip giderler. Seni senden alip giderler.

Daha kötüsü suçlayamazsin onlari tüm bunlar için. Kendine iyi bak deyip gidenin geçerli bir nedeni vardir elbet. Suçlatmaz kendini. Savasmadiklari için kizarsin ama suçlayamazsin. Savasmislarsa, yenildikleri için kizarsin ama suçlayamazsin. Yenildigin için kizarsin ama suçlayamazsin… Ayriligin kaçinilmazligina inandirir seni, kendine iyi bak derler ve giderler. Elinden umutlarini, düslerini, sevgilerini alip giderler. Bir tek anilari birakirlar geride, bir de hatirladikça gözyaslarina bogulasin diye unutulmayan nagmeler.

Arkalarina bakmadan çekip giderler eger yalniz kalmissan, çünkü insafsizliklarini görmek istemezler. Hersey o saniye orada bitsin, kapansin bu sayfa isterler. Bitti diyemedikleri için, kendine iyi bak derler. Kirildim ve affedemiyorum; diyemedikleri için kendine iyi bak; derler. Seni istemiyorum artik, hayatimdan çikaracagim ama bil ki hiç unutmayacagim; diyemedikleri için kendine iyi bak derler. Biliyorum çok kanayacaksin ama daha iyisini yapamiyorum; diyemedikleri için kendine iyi bak derler. Vicdanlarini rahatlatmak için kendine iyi bak derler, çünkü o kan uzun süre akacaktir ve o yara asla kapanmayacaktir, bilirler.

"Kendine iyi bak" bir noktadir çogu zaman. Kendine iyi bak deme bana, sadece kötülükler noktalansin isterim ben. Oysa sen iyisin… Sen gözümdeki isik, dudagimdaki tebessüm, sen içimdeki sevinçssin. Sen hayatima renk katan, sen yüregimdeki çarpinti, sen hayatimdaki nesesin. Sen yolumu aydinlatan, sen dert ortagim, sen gönül yoldasim, sen bir tanesin. Kendine iyi bak deme bana. Nokta koyma.

Keske böyle yasanmasaydi bazi seyler, keske affedebilsen beni, keske ben de affedebilsem… Keske döndürebilsek zamani geriye. Keske bugünkü aklimizla yasasak herseyi bastan. Nafile... Ama yine de, gitmesen olmaz mi? Bitmesek olmaz mi? Sen eksikken, ben nasil tam olurum? Senden kalan boslugu kimlerle doldururum? Savassak, aramiza giren seytanla olmaz mi? Hani büyük asklar her türlü engeli asardi, hani gerçek dostluklar her sinavi geçerdi, hani sevgi eninde sonunda kazanirdi? Hani hayatta hiç kirlenmeyecek degerler vardi? Hani en büyük zaferler, en kanli savaslarin ardindan kazanilirdi? Bunlarin hepsi yalan mi? Sahiden..., gitmesen olmaz mi? Bitmesek olmaz mi?……….

Peki o zaman... Senin istedigin gibi olsun... Öyleyse...Sen de Kendine Iyi Bak.

"Kendine iyi bak" derler, kursunu kafana sıkıp giderler... ...

                  sevgilim ben seni ölene kadar sevdim

!!!!


Gelme gittiğin yerde geri
Beni bulamazsın, tutmuştur benim elimden ölüm
Gelme sakın geri gelme bulamazsın beni
Bulut olup gökyüzünde
Doğ mezarımın üzerine doğ ki;
Yağ kara toprağıma yağ ki;
Sevdamın tohumları yetişsin, akıttığın gözyaşınla
December 02

Oysa sen yoksun

 

 picture

Satırlarıma ‘sen’ değil,
Özlemin dökülüyor…

Olmazsa olmazım ‘sen’…
Yoksun işte…

Bir hayalden ibaret özlemlerim…Yastığıma başımı koyduğumda

sadece sen'li hülyalara bırakıyorum ruhumu...

Dışına çıkılması zor bir yol gibisin…

Çıksam, düşeceğim sanki uçurumundan…


Oysa yoksun, varlığımın sınırlarında…

Anladım ki sen kolaylaştırdıkça anlamını, ben zorlaştırıyorum seni…

Oysa basit bir oyunsun, beynimin içinde karmaşaya sebep olan.
Ve karmaşık olan sen değil, sensizliği anlamak…

Hangi kelime, hangi cümle sensizliği anlatabilir ki ?
Düşünüyorum da düşünecek bir şey yok özünde…

Varlığının yerine yokluğunu kabullenmeyi

öğrenmeli avaz avaz…
Bir sensizliği bir de yalnızlığı yaşayabilmeli içimde ki

sesliliğe rağmen…

Oysa,
Bıraksam çığlıklarımı terkini sindirecek suskunluğum…
Bu yalnızlık, suskunluğuma eşit olacak sensizliğe

 giden her adım da…

Biliyorum, kendimi kandırıyorum zamana karşı…
Ve bilmek bahane değil ‘bana’…

Olmazsa olmazım ‘sen’…
Yoksun işte…

Ve görmüyorsun…

Sana gözlerim değil,

Yüreğim…
Bedenim…
Ağlıyor !

Yasamak bumu Arkadaş

decos_42.gif Rose image by alexy-pcdAlanı gösterdecos_42.gif Rose image by alexy-pcd
bora

Bir gün içki dolu vücudum
Musalla taşına konursa
Sen bilirsin meyhaneci onu nasıl sevdiğimi
Namazım kılınır da
Merhumu nasıl bilirsiniz diye sorulursa
Tek suçu aşka inanmaktı
İyi biliriz dersin değil mi

Dertliyim derdim dünyadan büyük
Meyhane evim sarhoşlar dert arkadaşım
Elimde sigaram dumanı da bir başka yük
Anam da babam da sensin şarap
Meyhaneci bir tek sırdaşım

Geçti artık değil mi bizim bizim
Neşemiz her şeyimiz
Hayat ızdırap felek kahpe kahpe değil mi
Her yudumda damla damla artan kederimiz
Gün gelir de meyhaneyi mezar yapar değil mi

Kaderimin Bir Oyunu

Ne sevenim var ne soranım var
Öyle yalnızım ki
Çilesiz günüm yok dert ararsan çok
Öyle dertliyim ki,
Bana kaderimin bir oyunumu bu
Aldı sevdiğimi verdi zulumu
Dünyaya doymadan geçip gideceğim
Yoksa yaşamanın kanunumu bu

giden gitsin diyoruz arkadaşlar ya giden haklıysa

 

Gidiyor musun diye sorma bana.
Gönderen sensin.
Ne terk etmeyi istedim seni,
Ne de daha yaşamadığımız bu aşkı toprağa gömmeyi.
Senin kadar öfkeliyim ben de.
Senin kadar endişeli
...


Bir dokunuşunla bin kenti yıkacak güç verirdin bana
Ama inandıramadım seni.
Sen, sorgularken beni kafanda
Ben, gözlerinin içine bakıyordum kuşkuyla.
Bir tek sözün bağlardı beni sana,
Oysa sen hep susmanın koynunda.

Aşkın içine bir kez girdi mi kuşku,
Teslim alır bedenleri de.
Sütten çıkmış ak kaşık değildim
Ama yalanı sokmadım iki kişilik dünyamıza.
O dünya ki bazen minicik bir odada
Bazen kentin ortasında şekillendi.
Nasıl da güzeldi...
Zaten varsın diye her şey güzeldi ama
Sen buna inanmadın. Ah bu sorular...

Yaşamak varken sevdayı delice,
Niye boğarız sorularla?
Nasıl ikna edebilirdim seni?
Ben, aşk dedikçe sen, dur dedin.
Ben, seninleyim dedikçe
Sen, hayır dedin.
Zaten az konuşan sen
Olumsuz ne kadar sözcük varsa
Bulup çıkardın ortaya.
Bense hiç bir şey diyemedim.

Ne kadar zarar vermişim sana meğer.
Nasıl değiştirmişim seni.
Oysa hiç böyle düşünmemiştim.
Kimseye zarar vermek istemem ben.
Kimseyi olduğundan farklı bir hale getirmek istemem.
Ama öyle oldu işte.
Demek ki; gitmelerin zamanı şimdi.

Çocukluğuna sığınır atlatırsın bu acıyı.
Ne sevişmelerimiz kalır aklında, ne sevda sözlerimiz.
Rahat değilim diyordun ya, rahat ol artık.
Gülüşlerini saklaman için bir neden kalmadı.
Tedirginliğinin sebebi de kalktı ortadan.

Biliyor musun bir tanem!
Gidişim yürekten değil, zorunluluktan.
Sanma ki, bu toy sevdayı başka kimliklere taşırım.
Sanma ki, benden sakladığın gülüşleri
yalancı yüzlerde ararım.
Seni de götürürüm yüreğimde.
Her zaman yokluğunu taşırım.

Bulup, bulup kaybettim seni bebeğim.
Ne yazık ki, tozduman edemedim kuşkularını.
Ne yazık ki, kalamadın bana.
Öpücüğümün kokusu kalacak kapının eşiğinde.
Kokladıkça; bizi bir yanlışa mahkum ettiğini anlayacaksın

giden gitsin be

 

GİDENE KAL DEMEK ZAVALLILARA,
KALANA GİT DEMEK TERBİYESİZLERE,

DÖNMEYENE DÖN DEMEK ACİZLERE,
HAK EDENE GİT DEMEK ASİLLERE YAKIŞIR.

KİMSEYE HAK ETTİĞİNDEN FAZLA DEĞER VERME,
YOKSA DEĞERSİZ OLAN HEP SİZ OLURSUNUZ.
DÜŞÜN

KİM ÜZEBİLİR SENİ SENDEN BAŞKA,
KİM DOLDURABİLİR İÇİNDEKİ BOŞLUĞU
SEN İSTEMEZSEN…
KİM MUTLU EDEBİLİR SENİ,

KİM YIKAR,
YIPRATIR SENİ SEN İZİN VERMEZSEN,

KİM SEVER SENİ SEN İZİN VERMEZSEN.

HER ŞEY SENDE BAŞLAR SENDE BİTER.

YETER Kİ YÜREKLİ OL,
TÜKENME, TÜKETME,

TÜKETTİRME İÇİNDEKİ YAŞAMA SEVGİSİNİ.
HEP HATIRLA, UNUTMA

ÇARESİZSENİZ, ÇARE SİZSİNİZ…

tanrım afetsin

Küçükken Tanrı'ya Bana Bir Bisiklet Vermesi İcin Dua Ederdim.
Sonra Tanrı'nIn Calışma Tarzının Bu Olmadığını Anladım.
Gidip Kendime Bir Bisiklet
Çaldım
ve
Tanrı'ya İşlediğim Günahlarımı Affetmesi İçin Dua Ettim.